بَدَأَ الْعَزْفَ عَلَى الْجِيتَارِ كَمُبْتَدِئٍ، لَكِنَّهُ الْآنَ مُوسِيقِيٌّ مُحْتَرِفٌ.
O, gitar çalmaya müptedi olarak başladı, ancak şimdi profesyonel bir müzisyen.
بَدَأَ الْعَزْفَ عَلَى الْجِيتَارِ كَمُبْتَدِئٍ، لَكِنَّهُ الْآنَ مُوسِيقِيٌّ مُحْتَرِفٌ.
O, gitar çalmaya müptedi olarak başladı, ancak şimdi profesyonel bir müzisyen.
هُوَ حَدِيثُ الْعَهْدِ بِهٰذِهِ الْمَدِينَةِ.
O bu şehre yeni gelmiş, müptedi sayılır.