أَصْبَحَ مُدْمِنًا عَلَى التَّدْخِينِ وَيَجِدُ صُعُوبَةً فِي الْإِقْلَاعِ عَنْهُ.
O, sigara içmeye müptela olmuş ve bırakmakta zorlanıyor.
أَصْبَحَ مُدْمِنًا عَلَى التَّدْخِينِ وَيَجِدُ صُعُوبَةً فِي الْإِقْلَاعِ عَنْهُ.
O, sigara içmeye müptela olmuş ve bırakmakta zorlanıyor.
يَتَلَقَّى الْعِلَاجَ لِلتَّخَلُّصِ مِنْ هَذَا الْمَرَضِ الَّذِي ابْتُلِيَ بِهِ.
Müptela olduğu bu hastalıktan kurtulmak için tedavi görüyor.