مِنَ الْمُهِمِّ تَوْفِيرُ بِيئَةٍ مِنَ التَّسَامُحِ وَالصَّفْحِ فِي الْمُجْتَمَعِ.
Toplumda müsamaha ve hoşgörü ortamının sağlanması önemlidir.
مِنَ الْمُهِمِّ تَوْفِيرُ بِيئَةٍ مِنَ التَّسَامُحِ وَالصَّفْحِ فِي الْمُجْتَمَعِ.
Toplumda müsamaha ve hoşgörü ortamının sağlanması önemlidir.
أَظْهَرَ الْمُعَلِّمُ تَسَاهُلًا تِجَاهَ أَخْطَاءِ الطُّلَّابِ.
Öğretmen, öğrencilerin hatalarına karşı müsamaha gösterdi.
كَانَ الْمُدِيرُ يَتَغَاضَى عَنِ الْعُيُوبِ الصَّغِيرَةِ لِلْمُوَظَّفِينَ.
Yönetici, çalışanların küçük kusurlarına müsamaha gösteriyordu.
Ayrıca: صَفْح
تَسَامُحِيَّة