müsellem

الْحَقَائِقُ الْعِلْمِيَّةُ مُسَلَّمٌ بِهَا، أَيْ أَنَّهَا لَيْسَتْ مَفْتُوحَةً لِلنِّقَاشِ.

Bilimsel gerçekler müsellemdir, yani tartışmaya açık değildir.

هٰذَا الأَمْرُ مُسَلَّمٌ بِهِ عِنْدَ الجَمِيعِ.

Bu konu herkesçe müsellemdir.

هَذَا الْمَوْضُوعُ مَفْرُوغٌ مِنْهُ، أَيْ لَا دَاعِيَ لِلْخَوْضِ فِيهِ.

Bu konu müsellem, yani üzerinde durmaya gerek yok.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler