وَاجَهْنَا صُعُوبَاتٍ مُتَعَدِّدَةً فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ.
Bu projede müteaddit zorluklarla karşılaştık.
وَاجَهْنَا صُعُوبَاتٍ مُتَعَدِّدَةً فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ.
Bu projede müteaddit zorluklarla karşılaştık.
ارْتَكَبَ نَفْسَ الْخَطَأِ عِدَّةَ مَرَّاتٍ.
Müteaddit defalar aynı hatayı yaptı.
تَمَّ تَأْجِيلُ الِاجْتِمَاعِ لِأَسْبَابٍ كَثِيرَةٍ.
Müteaddit nedenlerden dolayı toplantı ertelendi.