müteakiben

بَدَأَ الِاجْتِمَاعُ وَلَاحِقًا تَمَّ اتِّخَاذُ قَرَارَاتٍ مُهِمَّةٍ.

Toplantı başladı ve müteakiben önemli kararlar alındı.

قَدَّمَ الْعَرْضَ، وَبَعْدَ ذَلِكَ أَجَابَ عَلَى الْأَسْئِلَةِ.

Sunumu yaptı, müteakiben soruları yanıtladı.

فَحَصُوا مَكَانَ الْحَادِثِ، وَفِيمَا بَعْدُ أَعَدُّوا تَقْرِيرًا.

Olay yerini incelediler, müteakiben rapor hazırladılar.

İlişkili Kelimeler