الْأُسْتَاذُ هُوَ عَالِمٌ مُتَبَحِّرٌ فِي مَجَالِهِ.
Profesör, kendi alanında mütebahhir bir bilim insanıdır.
الْأُسْتَاذُ هُوَ عَالِمٌ مُتَبَحِّرٌ فِي مَجَالِهِ.
Profesör, kendi alanında mütebahhir bir bilim insanıdır.
كَانَ لَدَى أَمِينِ الْمَكْتَبَةِ مَعْرِفَةٌ وَاسِعَةٌ بِالْكُتُبِ.
Kütüphaneci, kitaplar hakkında mütebahhir bir bilgiye sahipti.