mütegallibe

يَحْمِي الْمُسْتَبِدُّ مَصَالِحَهُ الْخَاصَّةَ مُتَجَاهِلاً حُقُوقَ الشَّعْبِ.

Mütegallibe, halkın haklarını hiçe sayarak kendi çıkarlarını korur.

عَانَى النَّاسُ مُعَانَاةً كَبِيرَةً تَحْتَ حُكْمِ الظَّالِمِ.

Mütegallibe yönetimi altında insanlar büyük acılar çekti.

فَرَضَ الْمُتَسَلِّطُ فِي تِلْكَ الْمِنْطَقَةِ ضَغْطاً كَبِيراً عَلَى النَّاسِ.

O bölgedeki mütegallibe, halk üzerinde büyük bir baskı kurmuştu.

İlişkili Kelimeler