كَانَ كُلُّ الِاهْتِمَامِ مُرَكَّزًا عَلَى الْعَرْضِ عَلَى خَشَبَةِ الْمَسْرَحِ.
Bütün dikkatler, mütemerkiz bir şekilde sahnedeki gösteriye odaklanmıştı.
كَانَ كُلُّ الِاهْتِمَامِ مُرَكَّزًا عَلَى الْعَرْضِ عَلَى خَشَبَةِ الْمَسْرَحِ.
Bütün dikkatler, mütemerkiz bir şekilde sahnedeki gösteriye odaklanmıştı.
الطُّلَّابُ مُتَمَرْكِزُونَ حَوْلَ المُعَلِّمِ.
Öğrenciler öğretmenin etrafında mütemerkiz durumda.
تَجَمَّعَ حَشْدٌ مُتَمَرْكِزٌ فِي السَّاحَةِ.
Mütemerkiz bir kalabalık, meydanda toplanmıştı.