mütenakız

كَانَتْ أَقْوَالُهُ مُتَنَاقِضَةً مَعَ تَصْرِيحَاتِهِ السَّابِقَةِ.

Söyledikleri, önceki ifadeleriyle mütenakızdı.

تُؤَدِّي هَاتَانِ النَّظَرِيَّتَانِ إِلَى نَتَائِجَ مُتَضَارِبَةٍ.

Bu iki teori, mütenakız sonuçlara yol açıyor.

تَدْعَمُ الْأَدِلَّةُ ادِّعَاءَاتٍ مُتَعَارِضَةً.

Kanıtlar, mütenakız iddiaları destekliyor.

İlişkili Kelimeler