mütenasip

تَمَّ تَأْثِيثُ الْغُرْفَةِ بِشَكْلٍ مُتَنَاسِبٍ مَعَ الْأَثَاثِ.

Oda, eşyalarla mütenasip bir şekilde döşenmişti.

يَجِبُ أَنْ تَكُونَ الْعُقُوبَاتُ مُتَكَافِئَةً مَعَ الْجَرَائِمِ.

Cezalar, suçlarla mütenasip olmalıdır.

İlişkili Kelimeler