لِأَنَّهُ كَانَ مُتَرَدِّدًا فِي اتِّخَاذِ الْقَرَارِ، فَقَدَ الْفُرْصَةَ.
Karar vermekte mütereddit olduğu için fırsatı kaçırdı.
لِأَنَّهُ كَانَ مُتَرَدِّدًا فِي اتِّخَاذِ الْقَرَارِ، فَقَدَ الْفُرْصَةَ.
Karar vermekte mütereddit olduğu için fırsatı kaçırdı.
إِنَّهُ يُظْهِرُ نَهْجًا مُتَشَكِّكًا تُجَاهَ الْأَفْكَارِ الْجَدِيدَةِ.
Yeni fikirlere karşı mütereddit bir yaklaşım sergiliyor.