النَّجَاحُ الْمُتَزَايِدُ لِلشَّرِكَةِ مَكَّنَهَا مِنَ الْقِيَامِ بِاسْتِثْمَارَاتٍ جَدِيدَةٍ.
Şirketin mütezayit başarısı, yeni yatırımlar yapmasını sağladı.
النَّجَاحُ الْمُتَزَايِدُ لِلشَّرِكَةِ مَكَّنَهَا مِنَ الْقِيَامِ بِاسْتِثْمَارَاتٍ جَدِيدَةٍ.
Şirketin mütezayit başarısı, yeni yatırımlar yapmasını sağladı.
التَّوَتُّرُ الْمُتَصَاعِدُ فِي الْمِنْطَقَةِ يُثِيرُ الْقَلَقَ.
Bölgedeki mütezayit gerilim, endişe yaratıyor.