كَانَ وَالِدِي دَائِمًا دَاعِمًا لِقَرَارَاتِي وَشَجَّعَنِي.
Babam her zaman benim kararlarımın müzahiri oldu ve beni cesaretlendirdi.
كَانَ وَالِدِي دَائِمًا دَاعِمًا لِقَرَارَاتِي وَشَجَّعَنِي.
Babam her zaman benim kararlarımın müzahiri oldu ve beni cesaretlendirdi.
أَظْهَرَ الْمُعَلِّمُ مَوْقِفًا مُؤَيِّدًا لِمَشَارِيعِ الطُّلَّابِ، مِمَّا زَادَ مِنْ دَوَافِعِهِمْ.
Öğretmen, öğrencilerin projelerine müzahir bir tutum sergileyerek onların motivasyonunu artırdı.