اسْتَمَرَّتِ الْمُفَاوَضَاتُ بَيْنَ الْبَلَدَيْنِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ بِهَدَفِ حَلِّ النِّزَاعَاتِ الْحُدُودِيَّةِ.
İki ülke arasındaki müzakerat, sınır anlaşmazlıklarını çözmek amacıyla uzun süre devam etti.
اسْتَمَرَّتِ الْمُفَاوَضَاتُ بَيْنَ الْبَلَدَيْنِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ بِهَدَفِ حَلِّ النِّزَاعَاتِ الْحُدُودِيَّةِ.
İki ülke arasındaki müzakerat, sınır anlaşmazlıklarını çözmek amacıyla uzun süre devam etti.
أَجْرَى الْمَسْؤُولُونَ الْحُكُومِيُّونَ مُبَاحَثَاتٍ مُخْتَلِفَةً لِمُعَالَجَةِ الْمَشَاكِلِ الِاقْتِصَادِيَّةِ.
Hükümet yetkilileri, ekonomik sorunları ele almak için çeşitli müzakerat yaptılar.