الْعَيْشُ مَعَ شَخْصٍ نَكِدٍ أَمْرٌ صَعْبٌ حَقًّا.
Mızmız bir insanla yaşamak gerçekten çok zordur.
الْعَيْشُ مَعَ شَخْصٍ نَكِدٍ أَمْرٌ صَعْبٌ حَقًّا.
Mızmız bir insanla yaşamak gerçekten çok zordur.
إِنَّهُ مُتَذَمِّرٌ لِلْغَايَةِ، وَلَا يُرْضِيهِ أَيُّ شَيْءٍ.
O kadar mızmız ki, hiçbir şeyden memnun olmuyor.
الْأَطْفَالُ الْمُتَأَفِّفُونَ يُرْهِقُونَ أُسَرَهُمْ بِاسْتِمْرَارٍ.
Mızmız çocuklar, ailelerini sürekli yorarlar.
ضَجُور، مُتَبَرِّم