كَانَ الْجُنُودُ الْمُسَلَّحُونَ بِالرِّمَاحِ يَقِفُونَ أَمَامَ جَيْشِ الْعَدُوِّ.
Mızraklı askerler, düşman ordusunun önünde duruyordu.
كَانَ الْجُنُودُ الْمُسَلَّحُونَ بِالرِّمَاحِ يَقِفُونَ أَمَامَ جَيْشِ الْعَدُوِّ.
Mızraklı askerler, düşman ordusunun önünde duruyordu.
تَقَدَّمَ الفُرْسَانُ حَامِلُوا الرِّمَاحِ بِسُرْعَةٍ نَحْوَ العَدُوِّ.
Mızraklı süvariler, düşmana doğru hızla ilerlediler.