لَا سَمَحَ اللهُ، مَاذَا نَفْعَلُ إِذَا وَقَعَ حَادِثٌ؟
Maazallah, bir kaza olursa ne yaparız?
لَا سَمَحَ اللهُ، مَاذَا نَفْعَلُ إِذَا وَقَعَ حَادِثٌ؟
Maazallah, bir kaza olursa ne yaparız?
حَاشَا لِلَّهِ، لَمْ يَخْطُرْ بِبَالِي شَيْءٌ كَهَذَا.
Maazallah, böyle bir şey aklımdan bile geçmez.
اللَّهُ لَا يُقَدِّرُ، سَأَحْزَنُ كَثِيرًا إِذَا حَدَثَ شَيْءٌ لِلطِّفْلِ.
Maazallah, çocuğa bir şey olursa çok üzülürüm.