madalyasız

كَانَ الْعَوْدَةُ بِدُونِ مِيدَالِيَّةٍ خَيْبَةَ أَمَلٍ كَبِيرَةً بِالنِّسْبَةِ لَهُ.

Madalyasız dönmek, onun için büyük bir hayal kırıklığıydı.

عَلَى الرَّغْمِ مِنْ أَنَّهُ بِدُونِ مِيدَالِيَّةٍ، إِلَّا أَنَّهُ اسْتَمَرَّ فِي الْعَمَلِ بِجِدٍّ.

Madalyasız olmasına rağmen, çok çalışmaya devam etti.

İlişkili Kelimeler