madrabaz

يَجْلِبُ تُجَّارُ الْجُمْلَةِ الْخُضْرَوَاتِ وَالْفَوَاكِهَ الَّتِي يَجْمَعُونَهَا مِنَ الْقُرَى وَيَبِيعُونَهَا فِي الْمُدُنِ.

Madrabazlar, köylerden topladıkları sebzeleri ve meyveleri şehirlere getirerek satarlar.

يُحَاوِلُ ذَلِكَ الْمُحْتَالُ كَسْبَ الْمَالِ عَنْ طَرِيقِ خِدَاعِ النَّاسِ.

O madrabaz, insanları kandırarak para kazanmaya çalışıyor.

عَادَةً مَا يَتَوَسَّطُ السَّمَاسِرَةُ بَيْنَ الْبَائِعِ وَالْمُشْتَرِي فِي أَسْوَاقِ الْحَيَوَانَاتِ.

Madrabazlar genellikle hayvan pazarlarında alıcı ve satıcı arasında aracılık yaparlar.

İlişkili Kelimeler