يَتَطَلَّبُ الْقِيَامُ بِهَذَا الْعَمَلِ مَهَارَةً وَخِبْرَةً كَبِيرَتَيْنِ.
Bu işi yapmak için büyük bir maharet ve deneyim gerekiyor.
يَتَطَلَّبُ الْقِيَامُ بِهَذَا الْعَمَلِ مَهَارَةً وَخِبْرَةً كَبِيرَتَيْنِ.
Bu işi yapmak için büyük bir maharet ve deneyim gerekiyor.
يَتَمَتَّعُ الشِّيفُ بِبَرَاعَةٍ لَا تُصَدَّقُ فِي الطَّبْخِ وَيَسْحَرُ الْجَمِيعَ.
Şef, yemek yapma konusunda inanılmaz bir maharete sahip ve herkesi büyülüyor.
الْحِرَفُ الْيَدَوِيَّةُ هِيَ إِتْقَانٌ وَتُرَاثٌ ثَقَافِيٌّ اسْتَمَرَّ لِقُرُونٍ.
El sanatları, yüzyıllardır süregelen bir maharet ve kültürel mirastır.
حِذْق، حَذَاقَة