mahdum

نَجْل — أَنْجَال

بِصِفَتِهِ نَجْلَ عَالِمٍ مَشْهُورٍ، قَرَّرَ أَنْ يَسِيرَ عَلَى خُطَى وَالِدِهِ.

O, ünlü bir bilim adamının mahdumu olarak, babasının izinden gitmeye karar verdi.

وَلَد — أَوْلَاد

تَحَمَّلَ الْوَلَدُ مَسْؤُولِيَّةَ الْعَائِلَةِ بَعْدَ وَفَاةِ وَالِدِهِ.

Mahdum, babasının ölümünden sonra ailenin sorumluluğunu üstlendi.

اِبْن — أَبْنَاء

كَانَ ابْنُ السُّلْطَانِ مَعْرُوفًا بِشَجَاعَتِهِ وَعَدْلِهِ.

Padişahın mahdumu, cesareti ve adaletiyle tanınıyordu.

İlişkili Kelimeler