سَجِين — سُجَنَاء
أُطْلِقَ سَرَاحُ السَّجِينِ بَعْدَ أَنْ قَضَى سَنَوَاتٍ طَوِيلَةً فِي السِّجْنِ.
Mahpus, uzun yıllar cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldı.
أُطْلِقَ سَرَاحُ السَّجِينِ بَعْدَ أَنْ قَضَى سَنَوَاتٍ طَوِيلَةً فِي السِّجْنِ.
Mahpus, uzun yıllar cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldı.
قَالَ الرَّجُلُ الْمَسْجُونُ بِتُهْمَةِ السَّرِقَةِ إِنَّهُ نَادِمٌ.
Hırsızlık suçundan mahpus olan adam, pişman olduğunu söyledi.
حَبِيس