mahsur kalmak

بِسَبَبِ تَسَاقُطِ الثُّلُوجِ الكَثِيفِ، بَقِينَا مُحَاصَرِينَ فِي القَرْيَةِ.

Yoğun kar yağışı nedeniyle köyde mahsur kaldık.

عَلِقْنَا لِمُدَّةِ سَاعَةٍ بِسَبَبِ تَعَطُّلِ المِصْعَدِ.

Asansör arızalandığı için bir saat mahsur kaldım.

بِسَبَبِ الفَيَضَانِ، بَقِيَتِ العَدِيدُ مِنَ المَنَازِلِ مَعْزُولَةً وَيَنْتَظِرُونَ المُسَاعَدَةَ.

Sel nedeniyle birçok ev mahsur kaldı ve yardım bekliyorlar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler