هَذَا السُّلُوكُ لَا يُعْتَبَرُ مَقْبُولًا فِي الْمُجْتَمَعِ، يَجِبُ أَنْ تَكُونَ أَكْثَرَ حَذَرًا.
Bu davranış, toplum içinde makbul sayılmaz, daha dikkatli olmalısın.
هَذَا السُّلُوكُ لَا يُعْتَبَرُ مَقْبُولًا فِي الْمُجْتَمَعِ، يَجِبُ أَنْ تَكُونَ أَكْثَرَ حَذَرًا.
Bu davranış, toplum içinde makbul sayılmaz, daha dikkatli olmalısın.
تُكَافِئُ الشَّرِكَةُ أُولَئِكَ الَّذِينَ يَسْعَوْنَ جَاهِدِينَ لِيَكُونُوا مُوَظَّفِينَ مَرْغُوبٍ فِيهِمْ.
Şirket, makbul bir çalışan olmak için çaba gösterenleri ödüllendiriyor.
فِي مِثْلِ هَذِهِ الْحَالَاتِ، يُعْتَبَرُ الصَّمْتُ هُوَ الْحَلَّ الْأَكْثَرَ اسْتِحْسَانًا.
Bu tür durumlarda sessiz kalmak, en makbul çözümdür.
Ayrıca: جَيِّد
مُسْتَحَبّ