makine

الْآلَاتُ فِي الْمَصْنَعِ تَعْمَلُ بِاسْتِمْرَارٍ وَتُنْتِجُ الْمُنْتَجَاتِ.

Fabrikadaki makineler sürekli çalışarak üretim yapıyorlar.

هَذِهِ الْمَاكِينَةُ قَدِيمَةٌ جِدًّا وَلَكِنَّهَا لَا تَزَالُ تَعْمَلُ بِشَكْلٍ جَيِّدٍ جِدًّا.

Bu makine çok eski olmasına rağmen hala çok iyi çalışıyor.

أَخَذْنَا السَّيَّارَةَ إِلَى التَّصْلِيحِ لِأَنَّ مُحَرِّكَهَا، أَيِ الْمَاكِينَةَ، تَعَطَّلَ.

Arabanın motoru, yani makinesi bozulduğu için tamire götürdük.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler