mal edinmek

مِنْ خِلَالِ الْعَمَلِ وَالِادِّخَارِ، اقْتَنَى لِنَفْسِهِ بِسُرْعَةٍ مَنْزِلًا وَسَيَّارَةً جَمِيلَةً.

Çalışarak ve tasarruf yaparak kısa sürede kendine güzel bir ev ve araba gibi mal edindi.

نَتِيجَةً لِجُهُودِهِ الَّتِي اسْتَمَرَّتْ سَنَوَاتٍ، تَمَلَّكَ أَخِيرًا الْأَرْضَ الَّتِي أَرَادَهَا.

Yıllar süren çabaları sonucunda sonunda istediği araziyi mal edindi.

بِفَضْلِ وَظِيفَتِهِ الْجَدِيدَةِ، بَدَأَ بِسُرْعَةٍ فِي حِيَازَةِ مُمْتَلَكَاتٍ وَاسْتِثْمَارَاتٍ قَيِّمَةٍ.

Yeni işi sayesinde hızla değerli mülkler ve yatırımlar mal edinmeye başladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler