كَانُوا يَسِيرُونَ جَنْبًا إِلَى جَنْبٍ عَلَى الشَّاطِئِ مَعَ حَبِيبَتِهِمُ الْجَدِيدَةِ.
Yeni manitasıyla el ele sahilde yürüyüş yapıyorlardı.
كَانُوا يَسِيرُونَ جَنْبًا إِلَى جَنْبٍ عَلَى الشَّاطِئِ مَعَ حَبِيبَتِهِمُ الْجَدِيدَةِ.
Yeni manitasıyla el ele sahilde yürüyüş yapıyorlardı.
قَدَّمَهَا لِعَائِلَتِهِ عَلَى أَنَّهَا صَدِيقَتُهُ المُقَرَّبَةُ.
Onu ailesine manitası olarak tanıttı.
جَاءَ إِلَى الحَفْلَةِ بِرِفْقَةِ رَفِيقَتِهِ.
Partiye manitasıyla birlikte geldi.