لَقَدْ صَنَعْنَا مَنْتُو فِي الْمَنْزِلِ لِتَنَاوُلِ الْعَشَاءِ، وَوَضَعْنَا عَلَيْهِ لَبَنًا بِالثُّومِ وَصَلْصَةَ زُبْدَةٍ.
Akşam yemeği için evde mantı yaptık, üzerine sarımsaklı yoğurt ve tereyağlı sos döktük.
لَقَدْ صَنَعْنَا مَنْتُو فِي الْمَنْزِلِ لِتَنَاوُلِ الْعَشَاءِ، وَوَضَعْنَا عَلَيْهِ لَبَنًا بِالثُّومِ وَصَلْصَةَ زُبْدَةٍ.
Akşam yemeği için evde mantı yaptık, üzerine sarımsaklı yoğurt ve tereyağlı sos döktük.
قَدْ يَكُونُ الْمَنْتُو الَّذِي تَصْنَعُهُ وَالِدَتِي أَلَذَّ طَبَقٍ فِي الْعَالَمِ، وَأَنَا دَائِمًا مُعْجَبٌ بِهِ جِدًّا.
Annemin yaptığı mantı, dünyanın en lezzetli yemeği olabilir, her zaman çok beğenirim.