manzara

مَنْظَر — مَنَاظِر

كَانَ الْمَنْظَرُ مِنْ غُرْفَةِ فُنْدُقِنَا خَلَّابًا حَقًّا، خَاصَّةً عِنْدَ غُرُوبِ الشَّمْسِ.

Otel odamızın manzarası gerçekten nefes kesiciydi, özellikle gün batımında.

مَشْهَد — مَشَاهِد

إِنَّ الِاسْتِيقَاظَ مُبَكِّرًا وَمُشَاهَدَةَ مَنْظَرِ الْبُحَيْرَةِ يَمْنَحُنِي السَّلَامَ.

Sabah erkenden kalkıp gölün manzarasını izlemek bana huzur veriyor.

تَبْدُو إِطْلَالَةُ الْمَدِينَةِ مِنْ هَذِهِ التَّلَّةِ جَمِيلَةً جِدًّا، يُمْكِنُكَ رُؤْيَةُ كُلِّ مَكَانٍ مِنَ الْأَعْلَى.

Bu tepeden şehrin manzarası çok güzel görünüyor, her yeri kuşbakışı görebilirsin.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler