تَقَعُ وَرْشَةُ نِجَارَةِ وَالِدِي فِي مَبْنًى قَدِيمٍ وَيَتِمُّ فِيهَا جَمِيعُ أَنْوَاعِ الْأَعْمَالِ الْخَشَبِيَّةِ.
Babamın marangozhanesi, eski bir binada bulunuyor ve her türlü ahşap işi yapılıyor.
تَقَعُ وَرْشَةُ نِجَارَةِ وَالِدِي فِي مَبْنًى قَدِيمٍ وَيَتِمُّ فِيهَا جَمِيعُ أَنْوَاعِ الْأَعْمَالِ الْخَشَبِيَّةِ.
Babamın marangozhanesi, eski bir binada bulunuyor ve her türlü ahşap işi yapılıyor.
الْعَمَلُ فِي الْمَنْجَرَةِ هُوَ عَمَلٌ إِبْدَاعِيٌّ وَمُرْهِقٌ جَسَدِيًّا.
Marangozhanede çalışmak, hem yaratıcı hem de fiziksel olarak yorucu bir iştir.
رَائِحَةُ نُشَارَةِ الْخَشَبِ الْقَادِمَةِ مِنْ مَحَلِّ النِّجَارَةِ تُذَكِّرُنِي بِطُفُولَتِي.
Marangozhaneden gelen talaş kokusu, çocukluğumu hatırlatıyor.