marifetli

يُبْدِعُ بِأَيْدِيهِ الْمَاهِرَةِ.

Marifetli elleriyle harikalar yaratıyor.

إِنَّهُ طَاهٍ بَارِعٌ جِدًّا، وَيَجْعَلُ كُلَّ طَبَقٍ لَذِيذًا.

Çok marifetli bir aşçı, her yemeği lezzetli yapıyor.

الْحِرَفِيُّ الْمُتْقِنُ يَقُومُ بِكُلِّ عَمَلٍ بِعِنَايَةٍ.

Marifetli bir zanaatkar, her işi özenle yapar.

Ayrıca: مُتَمَكِّن

Eşdizimler