هَذَا الفَنَّانُ اسْمٌ مَعْرُوفٌ، خَاصَّةً بِمَوْهِبَتِهِ فِي مَجَالِ الرَّسْمِ.
Bu sanatçı, özellikle resim alanındaki yeteneğiyle maruf bir isimdir.
هَذَا الفَنَّانُ اسْمٌ مَعْرُوفٌ، خَاصَّةً بِمَوْهِبَتِهِ فِي مَجَالِ الرَّسْمِ.
Bu sanatçı, özellikle resim alanındaki yeteneğiyle maruf bir isimdir.
إِنَّهُ عَالِمٌ مَشْهُورٌ لَيْسَ فَقَطْ فِي تُرْكِيَا، بَلْ عَلَى الْمُسْتَوَى الدُّوَلِيِّ أَيْضًا.
O, sadece Türkiye'de değil, uluslararası alanda da maruf bir bilim insanıdır.
هَذَا التَّقْلِيدُ هُوَ مُمَارَسَةٌ مَأْلُوفَةٌ جِدًّا لِلْأَشْخَاصِ الَّذِينَ يَعِيشُونَ فِي هَذِهِ الْمِنْطَقَةِ.
Bu gelenek, bu bölgede yaşayan insanlar için oldukça maruf bir uygulamadır.