maruz

هَذِهِ المِنْطَقَةُ مُعَرَّضَةٌ لِلزَّلَازِلِ بِشَكْلٍ مُتَكَرِّرٍ.

Bu bölge, sık sık depremlere maruz kalmaktadır.

الأَطْفَالُ أَكْثَرُ عُرْضَةً لِلْأَمْرَاضِ فِي الطَّقْسِ البَارِدِ.

Çocuklar, soğuk havalarda hastalıklara daha çok maruz kalır.

وَقَعَتِ الشَّرِكَةُ تَحْتَ التَّأْثِيرِ السَّلْبِيِّ لِلْأَزْمَةِ الاقْتِصَادِيَّةِ.

Şirket, ekonomik krizin olumsuz etkilerine maruz kaldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler