عَرْض — عُرُوض
اسْتَمَعَ المُدِيرُ إِلَى عُرُوضِ المُوَظَّفِينَ فِي الِاجْتِمَاعِ.
Müdür, toplantıda çalışanların maruzatlarını dinledi.
اسْتَمَعَ المُدِيرُ إِلَى عُرُوضِ المُوَظَّفِينَ فِي الِاجْتِمَاعِ.
Müdür, toplantıda çalışanların maruzatlarını dinledi.
قَدَّمَ المُحَامِي إِفَادَةَ مُوَكِّلِهِ إِلَى المَحْكَمَةِ.
Avukat, müvekkilinin maruzatını mahkemeye sundu.
قَدَّمَ الطَّالِبُ بَيَانًا لِمُعَلِّمِهِ حَوْلَ أَسْبَابِ تَأَخُّرِ وَاجِبِهِ.
Öğrenci, öğretmenine ödevinin gecikme nedenleriyle ilgili maruzatta bulundu.