mastar

مِسْطَرَة — مَسَاطِر

اسْتَخْدَمَ الْبَنَّاءُ مِسْطَرَةً طَوِيلَةً لِتَسْوِيَةِ سَطْحِ الْجِصِّ.

Duvarcı, sıva yüzeyini düzeltmek için uzun bir mastar kullandı.

الْمَصْدَرُ فِي اللُّغَةِ هُوَ أَصْلُ الْأَفْعَالِ.

Dilde mastar, fiillerin temelidir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler