بَعْدَ شُرْبِ بِضْعَةِ أَكْوَابٍ مِنَ النَّبِيذِ، أَصْبَحْتُ سَكْرَانًا طَفِيفًا.
Birkaç kadeh şarap içtikten sonra hafifçe matiz oldum.
بَعْدَ شُرْبِ بِضْعَةِ أَكْوَابٍ مِنَ النَّبِيذِ، أَصْبَحْتُ سَكْرَانًا طَفِيفًا.
Birkaç kadeh şarap içtikten sonra hafifçe matiz oldum.
فِي حَفْلَةِ اللَّيْلَةِ الْمَاضِيَةِ، كَانَ الْجَمِيعُ مَخْمُورِينَ لِلْغَايَةِ.
Dün geceki partide herkes çok matiz olmuştu.