بِفَضْلِ أَعْمَالِهِ النَّاجِحَةِ، نَالَ الْعَدِيدَ مِنَ الْجَوَائِزِ.
Başarılı çalışmaları sayesinde birçok ödüle mazhar oldu.
بِفَضْلِ أَعْمَالِهِ النَّاجِحَةِ، نَالَ الْعَدِيدَ مِنَ الْجَوَائِزِ.
Başarılı çalışmaları sayesinde birçok ödüle mazhar oldu.
مِنْ خِلَالِ الْمُشَارَكَةِ فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ، حَظِيتُ بِتَجْرِبَةٍ كَبِيرَةٍ.
Bu projede yer alarak büyük bir tecrübeye mazhar oldum.
تَشَرَّفُوا بِشَرَفٍ كَبِيرٍ مِنْ خِلَالِ اسْتِقْبَالِهِمْ مِنْ قِبَلِ الرَّئِيسِ.
Cumhurbaşkanı tarafından kabul edilmekle büyük bir şerefe mazhar oldular.