اتَّضَحَ أَنَّ الْمُشْكِلَةَ كُلَّهَا كَانَتْ بِسَبَبِ هَذَا، الْآنَ فَهِمْتُ.
Meğerse bütün sorun bundan kaynaklanıyormuş, şimdi anladım.
اتَّضَحَ أَنَّ الْمُشْكِلَةَ كُلَّهَا كَانَتْ بِسَبَبِ هَذَا، الْآنَ فَهِمْتُ.
Meğerse bütün sorun bundan kaynaklanıyormuş, şimdi anladım.
تَبَيَّنَ أَنَّهُ لَمْ يَكُنْ مُهِمًّا جِدًّا، لَقَدْ شَعَرْنَا بِالذُّعْرِ عَبَثًا.
Meğerse o kadar da önemli değilmiş, boşuna telaşlandık.