اُضْطُرِرْتُ إِلَى الْبَقَاءِ فِي الْبَيْتِ بِسَبَبِ الْمَطَرِ.
Yağmur yüzünden evde kalmak zorunda kaldım.
اُضْطُرِرْتُ إِلَى الْبَقَاءِ فِي الْبَيْتِ بِسَبَبِ الْمَطَرِ.
Yağmur yüzünden evde kalmak zorunda kaldım.
أُجْبِرَ الْمُوَظَّفُ عَلَى الْعَمَلِ يَوْمَ الْعُطْلَةِ.
Çalışan tatil günü çalışmak zorunda bırakıldı.
لَمْ يَكُنْ لَدَيْنَا خِيَارٌ سِوَى الِانْتِظَارِ فِي الْمَحَطَّةِ.
İstasyonda beklemekten başka çaremiz kalmadı.