كَانَ لَدَى جَدِّي مَجْمُوعَةٌ مِنَ الْمَجِيدِيَّاتِ الْقَدِيمَةِ وَكَانَ يَرْوِي قِصَّةَ كُلِّ وَاحِدَةٍ مِنْهَا.
Dedem, eski bir mecidiye koleksiyonuna sahipti ve her birinin hikayesini anlatırdı.
كَانَ لَدَى جَدِّي مَجْمُوعَةٌ مِنَ الْمَجِيدِيَّاتِ الْقَدِيمَةِ وَكَانَ يَرْوِي قِصَّةَ كُلِّ وَاحِدَةٍ مِنْهَا.
Dedem, eski bir mecidiye koleksiyonuna sahipti ve her birinin hikayesini anlatırdı.
فِي الْمَزَادِ، عُرِضَتْ مَجِيدِيَّةٌ نَادِرَةٌ مِنَ الْعَصْرِ الْعُثْمَانِيِّ لِلْبَيْعِ وَوَجَدَتْ مُشْتَرًا بِسِعْرٍ مُرْتَفِعٍ.
Müzayedede, Osmanlı dönemine ait nadir bir mecidiye satışa çıkarıldı ve yüksek bir fiyata alıcı buldu.