بِسَبَبِ خَطَأٍ ارْتَكَبَهُ، تَعَرَّضَ لِلَوْمٍ شَدِيدٍ.
Yaptığı hatadan dolayı melamet altında kaldı.
بِسَبَبِ خَطَأٍ ارْتَكَبَهُ، تَعَرَّضَ لِلَوْمٍ شَدِيدٍ.
Yaptığı hatadan dolayı melamet altında kaldı.
لَمْ أَفْعَلْ شَيْئًا أَسْتَحِقُّ عَلَيْهِ التَّوْبِيخَ.
Melameti hak edecek bir şey yapmadım.