melun

لَقَدْ كَسَبَ ذَلِكَ الرَّجُلُ الْمَلْعُونُ كَرَاهِيَةَ الْجَمِيعِ بِأَفْعَالِهِ الشِّرِّيرَةِ.

O melun adam, yaptığı kötülüklerle herkesin nefretini kazanmıştı.

بِمُؤَامَرَةٍ خَبِيثَةٍ، حَاوَلُوا إِيقَاعَ الْأَبْرِيَاءِ فِي الْفَخِّ.

Melun bir planla, masum insanları tuzağa düşürmeye çalıştılar.

İlişkili Kelimeler