melunca

شَرَحَ الرَّجُلُ بِابْتِسَامَةٍ خَبِيثَةٍ مَدَى نَجَاحِ خُطَّتِهِ.

Adam, melunca gülerek, planının ne kadar başarılı olacağını anlattı.

بِتَصَرُّفٍ مَلْعُونٍ، تَجَاهَلَ مَشَاعِرَ الآخَرِينَ تَمَامًا.

Melunca davranarak, başkalarının duygularını hiçe saydı.

İlişkili Kelimeler