ثَدْي — أَثْدَاء
أَخْرَجَتِ الْأُمُّ ثَدْيَهَا لِإِرْضَاعِ طِفْلِهَا وَبَدَأَ الطِّفْلُ يَرْضَعُ بِسَلَامٍ.
Anne, bebeğini emzirmek için memesini çıkardı ve bebek huzurla emmeye başladı.
أَخْرَجَتِ الْأُمُّ ثَدْيَهَا لِإِرْضَاعِ طِفْلِهَا وَبَدَأَ الطِّفْلُ يَرْضَعُ بِسَلَامٍ.
Anne, bebeğini emzirmek için memesini çıkardı ve bebek huzurla emmeye başladı.
شَعَرَتِ الْمَرْأَةُ بِأَلَمٍ فِي صَدْرِهَا فَاسْتَشَارَتِ الطَّبِيبَ.
Kadın memesinde bir ağrı hissedince doktora danıştı.
نَامَ الطِّفْلُ وَهُوَ يَمْتَصُّ حَلَمَةَ ثَدْيِ أُمِّهِ.
Bebek, annesinin memesini emerken uykuya daldı.
نَهْد