memur

بَدَأَ مُوَظَّفٌ جَدِيدٌ الْعَمَلَ فِي دَائِرَةِ الضَّرَائِبِ وَانْخَرَطَ فِي الْعَمَلِ عَلَى الْفَوْرِ.

Yeni bir memur, vergi dairesinde işe başladı ve hemen çalışmaya koyuldu.

مُوَظَّفٌ حُكُومِيٌّ — مُوَظَّفُون حُكُومِيُّون

تَقَاعَدَ بَعْدَ أَنْ عَمِلَ كَمُوَظَّفٍ حُكُومِيٍّ فِي دَائِرَةٍ حُكُومِيَّةٍ لِسَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ.

O, uzun yıllar boyunca bir devlet dairesinde memur olarak çalıştıktan sonra emekli oldu.

مَأْمُور — مَآمِير

الْمَأْمُورُ الْمَسْؤُولُ عَنِ الْقِسْمِ قَامَ بِتَوْزِيعِ الْمَهَامِّ عَلَى الْمُوَظَّفِينَ.

Bölümden sorumlu memur, görevleri çalışanlara dağıttı.

Ayrıca: مَسْؤُول

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler