أَعْجَبَنِي التَّمَوُّجُ اللَّوْنِيُّ فِي قُمَاشِ الْفُسْتَانِ.
Elbise kumaşındaki meneviş hoşuma gitti.
أَعْجَبَنِي التَّمَوُّجُ اللَّوْنِيُّ فِي قُمَاشِ الْفُسْتَانِ.
Elbise kumaşındaki meneviş hoşuma gitti.
تَلْوِينُ هَذَا الْقُمَاشِ مُلْفِتٌ لِلْغَايَةِ، تَظْهَرُ أَلْوَانٌ مُخْتَلِفَةٌ مِنْ زَوَايَا مُخْتَلِفَةٍ.
Bu kumaşın menevişi çok dikkat çekici, farklı açılardan farklı renkler görünüyor.
جَعَلَ الْحَدَّادُ الْفُولَاذَ أَكْثَرَ مَتَانَةً بِإِعْطَائِهِ بَرِيقًا.
Demir ustası, çeliğe meneviş vererek daha dayanıklı hale getirdi.