mepsuten

تَمَّ فَرْدُ قُمَاشٍ مَبْسُوطٍ عَلَى الطَّاوِلَةِ.

Mepsuten bir kumaş, masa üzerine serildi.

كَانَ مُمَدَّدًا عَلَى الْأَرْضِ.

Mepsuten bir halde yerde yatıyordu.