يَشْعُرُ الْأَطْفَالُ بِفُضُولٍ كَبِيرٍ بِشَأْنِ الْعَالَمِ.
Çocuklar, dünya hakkında büyük bir merak duyarlar.
يَشْعُرُ الْأَطْفَالُ بِفُضُولٍ كَبِيرٍ بِشَأْنِ الْعَالَمِ.
Çocuklar, dünya hakkında büyük bir merak duyarlar.
هِوَايَتِي هِيَ جَمْعُ الطَّوَابِعِ، وَأَقْضِي كُلَّ مَسَاءٍ مَعَ مَجْمُوعَتِي فِي غُرْفَتِي.
Merakım pul biriktirmek, her akşam odamda koleksiyonumla vakit geçiriyorum.
لَدَيَّ اهْتِمَامٌ كَبِيرٌ بِتَعَلُّمِ لُغَةٍ جَدِيدَةٍ.
Yeni bir dil öğrenmeye büyük bir merak duyuyorum.
تَسَاؤُل، وَلَع، شَغَف