mercekli

يَمْلِكُ وَالِدِي مِنْظَارًا قَدِيمًا مُزَوَّدًا بِعَدَسَةٍ وَهُوَ يُحِبُّهُ كَثِيرًا.

Babamın eski bir mercekli dürbünü var ve onu çok seviyor.

بِفَضْلِ هَذِهِ النَّظَّارَاتِ ذَاتِ الْعَدَسَةِ، يُمْكِنُنِي الْآنَ الرُّؤْيَةُ بِشَكْلٍ أَكْثَرَ وُضُوحًا.

Bu mercekli gözlükler sayesinde artık daha net görebiliyorum.

İlişkili Kelimeler